e
sv

HAARP’ın Deprem Yaratabildiği İddiası Diyelim ki Doğru, Peki O Zaman Dayanıklı Şehirler İnşa Eder miydik?

avatar

OyunHaberleri

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

HAARP teknolojisinin depremlerle bir ilgisi olmadığı zaten bir yerlerde mutlaka okumuşsunuzdur, buna yine değineceğiz ama odak noktamız bu olmayacak.

Öncelikli amacımız, HAARP’ın bir komplo mantığı anlatmak değildir. Farklı okulların de HAARP örneklerine sahip olduğu, hatta buraların içini bile sistemleriz ancak ondan önce konuşmamız gereken bazı şeyler var.

Depremle ilgili birbirinden absürt komploları yürürken çok önemli bir konudan geçiyoruz: HAARP, iddia ettiği gibi deprem yaratabilen/tetikleyebilen bir teknoloji varlık nasıl tepki verilirdi?

Ayrıntılarına daha sonra değineceğiz ancak öncelikle olayı kesinleştirelim: HAARP iddiaları konusunda uzman ne diyor?

celal şengör harp

Konuyu danıştığımız deprem uzmanı Baturhan Öğüt, “640 geçmiş ton küp yer kütlesini yerinden HAARP ile rönesans yükünü oynatmak mümkün değil” diyor.

İTÜ’de çalışan Jeolog Dr. Ömer Kamacı‘ya da soruyu yönelttik, şaşırtıcı olmayan bir şekilde “Mümkün değil!” yanıtını aldı.

Ki daha önce Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan “Hayatımda düşündüğüm en saçma şey bu. Böyle bir şey olamaz. Bilimsel hiçbir anlatım yok.” demişti.

Prof. Dr. Celal Şengör ise “Bundan güzel bir saçmalık duymadım. O enerjiyi nasıl üreteceksin? Hem de gemiyle. Güldürmesinler. Yüz binlerce atom bombası lazım.” demişti.

merak ediyorum Celal Hoca’ya davet “Fay hatlarını söküp taşırsak depremin önüne geçmiş olurlar mı?” sorusunu bile daha fazla ezberleyin.

Başlıktaki sorumuza odaklanalım: HAARP’ın deprem yaratabildiği iddiasının gerçek olduğu ortaya çıkarsa neler olacaktı?

türkiye fayı

hemen o gün bütün binalar sağlamlaştırıldı. Ne de olsa deprem yaratabilen bir factor var, sonraki tek bölümler 50 bin kişiyi öldürebilir!

Madem öyle, gerçekleşeceği kesin olan depremlere karşı neden aynı önlemleri alma tepkisi göstermedik? Düşünsenize, ABD’nin pek çok kez bu fütüristik makineyle Şili’de, Endonezya’da, Japonya’da depremler oluşturdu ancak biz ısrarla bu makineye karşı önlem almayıp binaları sınırlamışız!

Böyle bir teknoloji gerçekten istisnasız bir şekilde ortaya çıkan bütün ülkelerdeki depreme karşı dayanıklı şehirler inşa ederdi hiç şüphesiz. Fekat konu doğanca bu savunma psikolojisi ne yazık ki çalışmıyor.

Bir daha imar affı getirilmezdi mesela.

imar affı

Bunu şöyle örneklendirelim: İşlek bir otobanın ortasında ölü olarak bulunan yayanın ölümü Amerika’dan gelen gizemli sonucun neden iddia olduğunu yerine, arabaların hızla geçişi o yola bir yaya gösterilmesinin neden inşa edilmediğini sorgulamak gerekiyor. Aksi takdirde o yolda daha çok yaya ölecektir.

imar affinin “Sevgili halkım, siz merdiven çıkmaktan yorulmayın diye size yaya indirmeyeceğiz; kıymetimizi bilin!” demekten fark yok devlet.

Sele karşı önlem almak için seçim yaparak gizli bir silahın varacağını öğrenince mi dereyi bir binaya taşımaktan vazgeçeceğiz?

kastamonu sel

Bu durumda her felaket için geçersiz; maden kazaları, tren faciası, orman yangınları, satıcı, kuraklık, depremler ve dahası… Belki bir ülkeyle değil ama doğayla bir savaş halindeyiz. Üzücü olansa taraftarımızı savunabileceğimizi bilmemize rağmen buna karşı bir adım atmıyoruz.

İLGİLİ HABER

Büyük Depremlerde Ortaya Çıkan Esrarengiz Işıkların En Olası Bilimsel Açıklamaları

Bunun yerine yaptığımız şey; HAARP’ı, 5G’yi, kuyruklu yıldızı, dolunayı ve akla hayale gelmeyecek şeyleri yüklemek oluyor. Mesela bu da benim komplo teorim olsun, sallamak bedava nasılsa: Bence deprem sırasında ortaya çıkan mavi ışıklar aslında yerin altında yaşayan antik uzaylı ırkı teknolojilerinden geliyor. Yani sözünün özü o ki uçuk teorileriniz varsa bunların sonunda, belki Rick and Morty’ye karşı bir öykünüz olur.

Her ne hikmetse HAARP ile depremlerin ilişkisi daha çok Türkiye’de görülüyor.

komplo deprem

Kimi bölgesel beyin kontrolü, hava olaylarını değiştirme, izinsiz dinleme gibi şeylerle bağdaştırılıyor. O insanlar en çok neyden endişeleniyorsa HAARP o iddiayla suçlanıyor.

Beyin evinden farklı yöntemler var ancak HAARP ile değil, yoksa Putin “I LOVE NY” yazan bir tişörtle dolaşırdı. HAARP ise, hava olaylarını da etkilemeseydi Amerika öncesi kasırgalarla başı dertte olan ülke için uğraşırdı.

Adı çıkmış dokuza, inmez sekize: HAARP neden komplo teorilerinin baş aktörlerinden biri oldu?

deprem gemisi

Temel, merkezlerde sık sık görevliler üstteki görselin HAARP’la ilgisi yok. Gemideki bu şey, SBX-1 adlı bir radar uyarı sistemi. Temazla çok ilgilenmediği için ne işe yaradığını es geçmekte fayda var.

Açılımı “Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı (Yüksek Frekanslı Etkin İyonosfer Araştırma Programı)”olan HAARP, Alaska’da bulunan ve büyük gemilerle bile taşınamayan bir araştırma kurumu. Adın çıkma nedeni ise ilk başlarda ziyaretçinin kabul edilmemesiyle ilgili.

Ursula K. LeGuin’in “Yerdeniz Büyücüsü” anlatılan da söylediği gibi; “İnsanları bilmedikleri için korkarlar.” Antik Yunan’dan beri söylenegelen bir gerçektir bu. Montaigne’in “İnsan en az tüketmek en çok inanır.” Cümlesini de düşünce bu gibi komploların nasıl filizlendiğini anlayabiliriz aslında.

“Gözümle görmeden inanmam” diyenler için burada daha sonra herkese açık bir kurum haline geldi ve kimse de “Ben demiştim!” çıkış yapamadı.

Kurum, standart ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri tarafından günümüzde ise kullanılırken Alaska Fairbanks Üniversitesi Jeofizik Enstitüsü tarafından kullanılmıştır.

Ne işe yaradığına gelecek olursak: HAARP için, “dışarıdan soğuk görünen ama tanıyınca seni insan” benzetmesi içerir.

harp

ABD’nin Alaska eyaletinin Gakona’nın dağıldığı bu yerde, 180 adet radyo anteninden (IRI) oluşan bir yapı bulunuyor. Bu vericiler 80-500 km arası yükseklikte bulunan iyonosfer(atmosferin uzayla buluştuğu katman) radyo ısısıyla yollanabiliyor. Bu katman, radyo dalgalarını yansıtarak uzak hücrelerle haberleşmeyi sağlayabiliyor.

Bu teknoloji, iyonosferin askeri ve sivil iletişimle navigasyon sistemlerine işletme araştırmak amacıyla kurulmuştur. İyonosferde gerçekleşen doğa olayları, gezegenimizden iletilen ve GPS uyduları, Wi-Fi sistemleri, uzay araçları ve radyo iletişimi gibi teknolojiler için gerekli olan sonuçları bozabiliyor.

Bu radyo dalgalarının doğal sebeplerle bozulmaması ve iletişimin imkansız hale gelmesi için HAARP’tan davranışı yüksek frekanslı radyo vericileriyle iyonosferin küçük bir bölümü ısıtılıyor.

atmosferin katmanları

Bu ısıtma sisteminizi gözünüzde büyütmeyin, antenler mevcut 3,5 MW maksimum tüketme gücüne sahip. Alaska-Kahramanmaraş arası 8.679 km ve o mesafeden buraya bir etki yaratmaya çalışılsa ve bir cismi sadece 1°C ısıtmak istenilse HAARP’ın maksimum gücünde 420.000 katrilyon yıl boyunca çalışması gerekirdi. Düşünün ki daire yaşı bile yalnızca 13,8 milyar.

Stanford Üniversitesi Uzay, Telekomünikasyon ve Radyobilim Labratuvarları’nın eski yöneticisi ve sıradan profesörü olan; jeofizik ve düşük frekanslı radyo dalgaları üzerinde araştırma yapan, Koç Üniversitesinin eski rektörü Ümran Savaş İnan, “HAARP’ın yaydığı dalgaların gücü ne kadar yüksek olursa olsun, gök gürültüsü doğa olaylarının yarattığı enerjiler yanında önemsenmeyecek kadar küçük sonuç. tamamen bilgisiz. demişti.

HAARP’taki teknoloji başka ülkelerde de var ancak bunların adı çıkmamış.

rusya harp

Rusya’daki Sura İyonosferik Isıtma Tesisi de tamamen aynı amaç için kullanılıyor. Rus fizikçi Andrey Feodorov, “İddia abartının bulunması. Özellikle gezegenin bir depremi tetikleyebileceği iddiası” bilim kurgu filmlerinin senaryolarını da aşıyor. Siz düşünün, 7’de bir depremin açığa çıkması milyarlarca megavat gücünde. Sura istasyonu ise en iyi gününde dahi sadece 200 megavat güç kullanıyordu” açıklamasını yapacak.

Aynısının rehberlerinden Norveç’te de var.

norveç harp

144 antenden oluşan Tromsø İyonosfer Isıtma Tesisi, Herhangi bir komplo teorisine malzeme yoktu. Buranın her zaman açıktı ve toplantıki tüm yayınlar açık literatürde yer alıyor.

harp içi

  • Görsel: Hayır, o gönderilerin üzerinde Maraş, İstanbul, İzmir, Van, Elazığ yazmıyor. Kontrol çalıştırmaki ısıtma tesisine bakıyorsunuz.

yayınlama gibi hepsinde de aynı açıklamalar ve bilgiler bulunuyor. Gizli teknoloji bulma bir bulundurmak de değil mi?

Tamam, HAARP ve deprem arasında hiçbir bağ yok. Peki depremleri tetikleyen hiç mi yapay bir teknoloji yok? Aslında var!

Yer kabuğuna fiziksel olarak sıvı pompalama yöntemiyle mümkün ancak bu türden yalnızca küçük çapta depremler yaratılabilir ve kimse fark etmeden gizlice yapmak pek mümkün değil.

Jeolojik olarak aktif yerlerde yapılan baraj inşaatlarını da “yapay deprem tetikleyicisi” sınıfına sokabiliriz. Ama bunları zaten o ülkenin hükümeti yapıyor, herhangi bir dış gücün tercih edeceği bir yöntem değil. Bu anlatıların detaylarını aşağıdaki içeriğimizden okuyun:

İLGİLİ HABER

Depremleri Tetiklemesi En Muhtemel İnsan İcadı: Dev Barajlar

Asılı konuma tekrar dönelim ve içeriğimizi noktalayayım:

hatay su çadırı

Resmi alımlara göre yaklaşık 50 bin insanımız hayatını kaybetti. Yüzbinlerce insan ise evin oldu ve şu an bölgede çadır, su, hijyen sorunu yaşıyor. Deprem bölgesinde olmayan milyonlarca insan bile psikolojisi altüst olmuş durumda.

Tehlike ister yapay ister doğal bir şekilde gelsin, önemli olan şey aslında her şekilde kendini savunabilmek. Kanıtlanmadığı sürece dikkat dağıtan komplo teorilerine zaman harcamak yerine yapıcı eleştirenler yaparak sağlam şehirler inşa edilmesi gerektiğini söylemesi gerekiyor.

Bir savaş nasıl ki istihbarat düşmanın nasıl saldıracağına göre savunma yapıyorsa, doğaya karşı olan savaşımızda istihbarat veren bilim insanlarını dinleyerek savunma yapmamız gerekiyor.

İLGİLİ HABER

Depremin İlk Gününden Bu Yana Karşımıza Çıkan Tüm Asılsız İddialar ve Komplo Teorileri

İLGİLİ HABER

Yaşadıklarından Asla Ders Çıkartmadığımızı Gösteren Tüm Yanlışlarımız: Afetin Adı Deprem, Felaketin Adı Cehalet!

İLGİLİ HABER

Katlar, Rantlar, Feryatlar: 24 Yılda Deprem Konusunda Neden Bir Arpa Boyu Yol Alamadık?

İLGİLİ HABER

8,5 Şiddetinde Depremle Yıkılan Şehir Lizbon’un Diriliş Hikayesi: Bu İşler Öyle Kadere Kısmete Değil Bilime İnanınca Oluyor!

İLGİLİ HABER

Olağan Şüpheliler: Depremde Yıkılan Binalardan Sadece Müteahhitler Sorumlu Değil! Peki İşin İçinde Başka Kimler Var?

İLGİLİ HABER

Büyük Güneydoğu Depremlerinin Adım Adım Nasıl Yaklaştığını Gösteren Çarpıcı Gerçekler

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
okuyucu yorumlarıOKUYUCU YORUMLARI

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.